Çocukken yapılan düzenli fiziksel aktivite depresyondan koruyor

a

”Çocuklara egzersiz ve spor yapmak sevdirilmelidir. Çocuklar fiziksel aktivitelere katılırken aynı zamanda eğlenmelidir ki tekrar ertesi gün veya hafta, aynı aktiviteye katılma isteği sürdürülebilsin ve bu bir alışkanlık haline dönüştürülebilsin”

Yeditepe Üniversitesi Sağlık  Bilimleri Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serap  İnal, yapılan çalışmaların, düzenli fiziksel aktivitenin, kişilerin depresyon ve  kaygı düzeylerini azalttığını ortaya çıkardığını belirterek, ”Çocuklara egzersiz  ve spor yapmak sevdirilmelidir. Çocuklar fiziksel aktivitelere katılırken aynı  zamanda eğlenmelidir ki tekrar ertesi gün veya hafta, aynı aktiviteye katılma  isteği sürdürülebilsin ve bu bir alışkanlık haline dönüştürülebilsin” dedi.
İnal, egzersiz ve sporun, sadece bedensel bir  uğraş olmadığını belirterek, özellikle çocukların sosyalleşme ve topluma uyma  süreçlerinde etkin bir rol oynadığını söyledi.
Bu fiziksel aktivitelerin kendi içinde kuralları olan, bunlara uyma  zorunluluğu bulunan, ancak kıstasların kabul edildiği ve benimsendiği olgular  olduğunu ifade eden İnal, şöyle devam etti:
”Dolayısıyla çocuk, egzersiz veya spor yaparken yeni özellikler  kazanmakta, fiziksel olduğu kadar ruhsal olarak da eksikliklerini geliştirmeyi,  tamamlamayı öğrenmektedir. Çocukluk yaşlarından başlayarak düzenli egzersiz ve  spor alışkanlığını kazanmak, ilerleyen yaşlarda yaşamı tehdit eden koroner kalp  hastalıkları, yüksek tansiyon, inme, diyabet, kolon ve meme kanseri, obezite ve  depresyonun görülme olasılığını azaltmaktadır. Bu Dünya Sağlık Teşkilatı  tarafından da kabul edilmektedir. Aynı zamanda kas-iskelet sistemi  hastalıklarının oluşmasını da engellemektedir.
Ayrıca düzenli fiziksel aktivite yapan çocuklar enerjilerini doğru yönde  harcamayı öğrenmektedir ve toplumca aşırı olarak kabul edilen duygu ve  davranışlarının olumluya yönlendirilmesi mümkün olmaktadır. Yapılan çalışmaların  düzenli fiziksel aktivitenin kişilerin depresyon ve kaygı düzeylerini azalttığı  bildirilmektedir. Bu nedenle düzenli egzersiz ve spor yapan çocukların,  sosyalleşmeleri, kendine güven duygularının artması ve arkadaşlık kurmaları  kolaylaşmaktadır.”
”Türkiye’de fiziksel aktivite düzeyi yetersiz”
İnal, Türkiye’de çocukların fiziksel aktivite oranlarını yeterli  bulmadığını ifade ederek, ”Esasında Türkiye’de gençler ve yetişkinlerin de  fiziksel aktivite düzeyleri yetersiz. Okul çağı çocukları üzerinde yapılan bir  çalışmada çocukların 522’sinin düzenli fiziksel aktivite yapmadığı, fakat yüzde  43’ünün sokakta oynayarak fiziksel aktivite yaptığı bildirilmektedir” dedi.
Dünyada ve Türkiye’de okul çağı çocuklarının fiziksel aktivite yapma  olanaklarının okullarda aldıkları beden eğitimi ve spor dersleriyle sınırlı  kaldığının pek çok çalışmada bildirildiğini işaret eden İnal, şunları kaydetti:
”O nedenle beden eğitimi ve spor derslerine özellikle önem vermek  gerekmektedir. Ülkemizde fiziksel aktivite düzeyi en fazla 18-24 yaş arasındaki  gençlerde yüksektir. Bu durumda üniversitelerde spor yapma olanaklarının daha  fazla olması neden olarak gösterilebilir. Eğer aileler spor yapıyorsa veya  düzenli fiziksel aktivite yapma alışkanlıkları varsa bunu çocuklarına da  aktarıyorlar. Fakat ülkemizde aileler genellikle bu konuda duyarsızlar. Spor  yapma bilinci ’Ağaç yaşken eğilir’ atasözümüzden hareketle, erken yaşlarda  kazandırılmalıdır. Bunun için okullardaki fiziksel aktivite eğitimine önem  verilmelidir. Bu nedenle de hem beden eğitimi derslerine hem de okul sporlarına  yoğunlaşmalı, çocukların akademik eğitimleri yanı sıra beden eğitimlerine ve  bunun için ayrılan ders saatlerinin verimli kullanılmasına özen  gösterilmelidir.”
Aynı zamanda okul dışındaki saatlerde de çocukların zamanlarını verimli  ve yararlı kullanabilmeleri açısından fiziksel aktivite yapma olanaklarının  geliştirilmesi gerektiğini ifade eden İnal, ”Çocuklara egzersiz ve spor yapmak  sevdirilmelidir. Çocuklar fiziksel aktivitelere katılırken aynı zamanda  eğlenmelidir ki tekrar ertesi gün veya hafta, buna katılma isteği sürdürülebilsin  ve bu bir alışkanlık haline dönüştürülebilsin” şeklinde konuştu.
Devletin sorumluluğu
Prof. Dr. Serap İnal, çocuklara düzenli fiziksel aktivite  kazandırılmasının devletin birincil sorumluluğu olduğunu dile getirerek,  ”Devlet, çocukların ve gençlerin eğitimi ve akademik gelişimlerinden ne denli  sorumlu ise fiziksel aktivite düzeylerini geliştirmekten de o kadar sorumludur.  Tabii ki bunun için önce ailelerin bilinçlendirilmesi, çocukların okula ve okul  sporlarına katılım oranının arttırılması gerekmektedir” ddedi.
Çocuklarının sağlıklı bireyler olarak yetişmeleri, zararlı alışkanlıklar  edinmelerinin önüne geçilebilmesi için düzenli egzersiz ve fiziksel aktivite  yapma olanaklarının yaratılması gerektiğini işaret eden İnal, ailelerin  çocuklarının yaptığı aktivitelere katılması gerektiğini vurguladı.
İnal, ”Ayrıca, ailelerin, çocukların beslenmeleri ne kadar önemli ise  fiziksel aktivite yapmalarının da o kadar önemli olduğunu benimsemeleri  gerekmektedir. Fakat bunu için de kendilerinin iyi örnek olmaları ve fiziksel  aktivite yapma alışkanlığını kendilerinin de kazanması veya kazanmış olmaları  gerekmektedir” diye konuştu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

brazzers Milli Porno
sanliurfa escort canakkale escort hatay escort bodrum escort gaziantep escort kayseri escort samsun escort afyon escort manisa escort mersin escort denizli escort kibris escort balikesir escort van escort antalya escort
bahis siteleri rokettube sikiş izle sikiş sikiş rokettube